Küresel ısınmanın mekanizması basitçe, güneşten gelen enerji ile bu enerjinin dünyadan uzaya yansıtılmasındaki dengenin, yansıtılan enerji lehine bozulması şeklinde ifade edilebilir. Güneşten dünyamıza ulaşan kısa dalga boylu radyasyon, uzaya uzun dalga boylu radyasyon (kızılötesi radyasyon) olarak yansıtılır. Uzun vadede bir enerji dengesi mevcuttur. Yer yüzeyi tarafından atmosfere yansıtılan kızılötesi radyasyonun büyük bir bölümü atmosferde bulunan su buharı, karbondioksit ve doğal olarak bulunan diğer gazlar tarafından soğurulur. Bu gazlar, yer yüzeyinden gelen enerjinin doğrudan uzaya geri dönmesine engel olarak sera etkisi yaratırlar. İnsan faaliyetleri ile değiştirdiğimiz ve değiştirmeye de devam ettiğimiz, atmosferi oluşturan gazların dengesidir. Bu durum karbondioksit (COı ), metan (CH4 ) ve diazotmonoksit (N20) gibi temel "sera gazlan" için daha da geçerlidir (UNEP ve UNFCCC, 2002). Sera gazı emisyonların, atmosferin enerji soğurma kapasitesini artırarak, iklimin gelen ve giden enerji dengesini bozmaktadır. Bozulma, sera etkisinin artarak atmosferin daha fazla enerji tutması yani ısınması anlamına gelmektedir. Ancak enerji birikmesi (ısınma) kısa bir sürede gerçekleşecek bir oluşum değildir.
Sera gazı emisyonlarının bu günkü hızıyla devam etmesi halinde, atmosferdeki karbondioksit miktarının 21. yy'da sanayi devrimi öncesi dönemindekinin iki katma çıkacağ
Bu içeriğin tamamını yanlızca oturum açmış üyeler görebilir!
Zaten üye iseniz lütfen oturum açınız.
Üye değilseniz, üye olmak için tıklayınız.
|