|
Modern Çağın Harika Makinesi - Alexander Graham Bell 1876’da yaptığı bir deney esnasında telefonu keşfettiği zaman, onun yüz yıl sonraki gelişmesini elbette hayal bile edememişti. Nitekim o yıllarda Amerikalı bir belediye başkanının telefonu kastederek “bundan bir gün her kentte bir tane olacak!” demesi bile çevresindekileri güldürmüştü. Bir de hayal dünyasının sınırlarını zorlayarak “bundan bir gün her evde bir tane olacak!” deyiverseydi, kim bilir ne tepkiyle karşılanırdı. Gerçekten de o günlerde kim bilebilirdi bu alete isteyen herkesin sahip olabileceğini? Dahası onun bir gün akıl almaz marifetleriyle küçücük bir kutuya dönüşüp cepte taşınabileceğini. Telefonun gelişme serüveninde dünya, cep telefonuyla tanışalı belki çok uzun bir zaman geçmedi. Fakat, kısa sürede milyonlarca insan cep telefonu kullanıcısı oldu. Bugün belki pek çoğumuz için o haya-tımızın bir parçası halini aldı. Hatta basit bir iletişim aracı olmaktan da öte, pek çok amaçla kullanılabilen cep telefonu kimileri için bir oyuncak, kimileri içinse bir prestij kaynağı bile oldu. Cep telefonu günümüzde neredeyse dünyanın hemen her yerinde kullanılabilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’ne göre 2005 yılında dünyadaki cep telefonu kullanıcı sayısının 1,6 milyara ulaşması bekleniyor. Türkiye’de ise halen cep telefonu kullanıcılarının sayısı 30 milyonu aşmış bulunuyor. Gün geçtikçe artan bu rakam nüfusumuzun yarısına yakın bir kesiminin modern teknolojinin nimetlerinden faydalandığını göstermesi bakımından önemlidir. Bütün bunlar çağın kaydettiği gelişmeler açısından da sevindirici gibi görünüyor. Baş döndürücü teknolojik gelişmelerle yeni bir iş alanı ve dev bir sektör haline gelen cep telefonunun insanlık için büyük bir hizmet ve kolaylık sağladığından kimsenin kuşkusu yok. Buraya kadar her şey güzel de bu harika teknoloji ürününü kullanmanın paradan başka bir bedeli yok mu? diye bir soru geliyor akıllarımıza. Ancak, kimse böyle bir yayılımın ve kullanımın gelecekte nelere mal olabileceğini dikkate almıyor. Bizler bugün onun daha çok getirileriyle, diğer bir ifadeyle de artılarıyla ilgileniyor; eksilerini kritize etmekten adeta kaçınıyoruz. Oysa cep telefonunun artıları kadar -böyle devam ederse- eksilerinin de gelecekte insanları meşgul edeceği anlaşılıyor. Bu yüzden zaman geçirilmeden, yalnızca tıbbın değil, fizikten sosyolojiye, biyolojiden antropolojiye kadar birçok bilim dalının bu konuyla ilgilenmesi ve araştırmalar yapması gerekiyor. Bilimsel kurumlarca yapılacak araştırmalarda, cep telefonu kullanıcılarının sayısı, makina üreticilerinin ve GSM şirketlerinin durumu, kullanıcıya ulaşan zararlı ışınların oranı ve etkileri, baz istasyonlarının konumları; bunların çevreye ve halk sağlığına olan etkisi gibi konuların bilimsel yöntemlerle tespiti ve titizlikle izlenmesi; elde edilen verilerin de objektif bir şekilde kamuoyu önünde tartışılması gerekmektedir. Çevre ve İnsan Üzerindeki Etkisi Bugün bir kısmı bilimsel olarak kesin şekilde kanıtlanmamış olmakla birlikte, cep telefonu kullanımının beyin tümörleri oluşumu, hafıza kaybı, deprasyon, uyku bozuklukları gibi pek çok hastalığa yol açabileceği ileri sürülmektedir. Özellikle 6 dakikadan uzun konuşmaların beyinde ısınmaya yol açtığı ve bunun da böyle etkilerde rol oynayabileceği görüşü bilim çevrelerince ifade edilmektedir. En son, Avrupa’nın önde gelen tıp enstitülerinden biri olan Karolinska Ens-titüsü’de Isveçli bilim adamları tarafından yapılan bir araştırmada, on yıldan fazla cep
Bu içeriğin tamamını yanlızca oturum açmış üyeler görebilir!
Zaten üye iseniz lütfen oturum açınız.
Üye değilseniz, üye olmak için tıklayınız.
|