|
Konferans küresel ekonomik krizin iklim değişikliğine karşı alınacak önlemleri de etkileyeceğinin düşünüldüğü bir dönemde gerçekleştirildi. Poznan’da yapılan 14. Taraflar Konferansı’ndan ‘yeni bir şey’ çıkmadı.
İklim değişikliğinde zengin yoksul anlaşmazlığı
BM İDÇS’nin envanter çalışmasına göre, Ek-1 ülkelerinin toplam emisyonu içerisinde enerji sektörü yüzde 82 ile ağırlığını korumaktadır. Enerji sektörü içindeki sera gazı dağılımına bakıldığında, enerji üretimi, yakıt ekstraksiyonu (çıkarılması) gibi faaliyetlerde, yanmadan kaynaklanan emisyonları gösteren enerji endüstrileri yüzde 40, ulaşım yüzde 23, imalat sanayi ile inşa sektörü birlikte yüzde 16’lık paya sahiptir.
Nilgün ERCAN
Kimya Mühendisi
Geçtiğimiz yıl Bali’de yapılan BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (İDÇS) Taraflar Konferansı’nda, 2012 yılında sona erecek olan Kyoto Anlaşması sonrasındaki yükümlülükler ile ilgili müzakerelerin sonuca bağlanması 2009 yılı Aralık ayında Kopenhag’da yapılacak Konferans’a bırakılmıştı. Bali’den Kopenhag’a giden iki yıllık süreçte, önemli bir ara uğrak olarak 14. Taraflar Konferansı 1-12 Aralık 2008 tarihleri arasında Polonya’nın Poznan kentinde yapıldı.
Konferans küresel ekonomik krizin iklim değişikliğine karşı alınacak önlemleri de etkileyeceğinin düşünüldüğü bir dönemde gerçekleştirildi. Gelişmekte olan ülkeler, yeni anlaşma döneminde gelişmiş ülkelerin sera gazı azaltım oranları konusunda radikal adımlar atmasını beklerken, gelişmiş ülkeler başta Çin olmak üzere Ek-1 dışındaki bazı ülkelerin de sera gazı salımlarını azaltmak üzere taahhütte bulunmalarını istemektedir. Obama yönetiminin sera gazı azaltımı konusunda Bush yönetimine göre daha olumlu davranacağı yönündeki beklentilere karşılık, 2009 Aralık ayının ABD’nin kesin azaltım oranları vermesi için erken bir tarih olacağı yönünde görüşler de vardır.
Konferans’ta kritik konular finansman ve teknoloji olmaya devam etmiştir (1). İDÇS’nin 4.7 sayılı maddesine göre, gelişmekte olan ülkelerin yükümlülüklerini hangi düzeyde uygulamaya geçirebileceği, ancak gelişmiş ülkelerin Sözleşme kapsamındaki finansman kaynakları ve teknoloji transferi konusundaki taahhütlerini yerine getirmesine bağlı olacaktır. Buna karşılık finansman ve teknoloji transferi konularında pek de bir ilerleme kaydedilmemiş olup, bu defaki müzakerelerde de gelişmekte olan ülkeler bu yöndeki taleplerini vurgulamışlardır.
Konferans’ta elde edilen belli başlı tek ilerlemenin, gelişmekte olan ülkelere iklim değişikliğinin etkilerine karşı kullanılması için verilecek olan Uyum Fonu’nun işler hale getirilmesi olduğu genelde kabul görmektedir. Uzmanların, iklim değişikliğinin etkilerine karşı her yıl milyarlarca dolara gereksinim olduğunu belirtmelerine karşılık, yoksul ülkelere verilecek fonun miktarı 80 milyon dolar düzeyinde kalmıştır (2). Bu arada ekonomik kriz nedeniyle sera gazı salımlarının önemli ölçüde azalaca&
Bu içeriğin tamamını yanlızca oturum açmış üyeler görebilir!
Zaten üye iseniz lütfen oturum açınız.
Üye değilseniz, üye olmak için tıklayınız.
|