
Yaz mevsiminin son haftası. Adnan eğitmenin rehberliğinde Doğa Okulu’nun minik kâşifleriyle Izmir Kemalpaşa’daki Kurudere Kanyonu’na doğa yürüyüşüne çıkıyoruz. Amacımız her zamanki gibi doğayı biraz daha yakından tanımak, doğa sayfalarını aralayarak, gizemli sayfalardaki canlıları ortamlarında incelemek. Kanyonun girişinden içeriye doğru yavaş yavaş ilerledikçe, ağaçlarda hoş bir hareketlilik gözleniyor. Ağaç yapraklarının aldığı renkler doyulmaz görsel şölen yaşatıyor bizlere... Kanyonun her köşesinde usta bir sanatkarın fırçasından çıkmışçasına yeşilden kahverengiye, sarıdan kırmızıya, eflatundan mora kadar birçok rengin yüzlerce tonu hakim bir tablo ile karşılaşıyoruz. Bu esnada çocuklardan biri; yapraklardan birisi ileri-geri yaylanarak hareket ediyor diye arkadaşlarının dikkatini bir noktaya çekiyor. Orada toplanan çocukların bir kısmı “dinozor yavrusu”, kimileri de görünüşünden dolayı “küçük ejderha” diye bağrışıyor. Ansiklopedi ve dergilerden fotoğraflarını tanıyanlar, “bu bir bukalemun olabilir” diye bağrışıyorlar. Doğa eğitmeni, küçük doğa kaşiflerini sakinleştirdikten sonra, yeşil yapraklar arasında salına salına yürüyen, gövdesi yeşil renkli, üzerinde gri noktalar bulunan bukalemunu işaret ederek; “kendi belgeselinizi izlemeye hazır mısınız?” diye sordu. “Evet” yanıtı aldıktan sonra; eğitmen, çocukların dikkatinden kaçan ikinci bukalemunu göstererek; “bu erkek bir bukalemun, karşı daldaki dişinin dikkatini çekebilmek için bir yandan renklerini değiştirirken, diğer yandan da türüne özgü salına salına yürüyüşüyle iyi bir izlenim bırakmaya çalışıyor” dedi. Çocukların gürültüsünden etkilenen hayvan birden bir heykel gibi donakalıyor. Beş dakikadan daha uzun bir süre bukalemunun, arka ayağı havada hareketsiz halde asılı durduğunu görüyoruz. Adımları çok ama çok yavaşlıyor, gözleri ile bizi kontrol ediyor. Bukalemunlar çok ağır hareket eder, ağaç ve çalılar üzerinde yaşar. Çok yavaş hareket ettikleri için düşmanlarından kaçamaz, fakat onlara bu eksiklerini kapatacak çok harika bir özellik verilmiştir. Bu Özellikler Ne mi?
Renk Değiştirme Tabii ki. Bukalemunlar, birçok canlı türünde olduğu gibi bulundukları ortama göre renk değiştirerek kendilerini gizlemeleri son derece şaşırtıcı ve en az o kadar da estetik bir olaydır. Yaşadıkları ortam içinde renk değiştirerek gizlenerek, hem düşmanlarından korunur, hem de avlarını kolayca yakalayabilirler. Ancak, bukalemunların üzerinde bulundukları yüzeyle uyum sağlamak için istedikleri zaman istedikleri gibi renk değiştirdikleri yönünde yanlış bir inanış vardır. Genel kanının aksine renk değişimi bütünüyle kendi kontrollerinde değil. Yani istedikleri zaman istedikleri renklere bürünmeleri söz konusu değildir. Bukalemunun derisinin renk değiştirebilmesi, ısıya ve ışığa duyarlı türlere özgü çok çeşitli renk pigmentleri sayesinde gerçekleşmektedir. Deri tabakalarında farklı pigmentler içeren hücreler bulunur. Bu hücreler sıcaklık, ı
Bu içeriğin tamamını yanlızca oturum açmış üyeler görebilir!
Zaten üye iseniz lütfen oturum açınız.
Üye değilseniz, üye olmak için tıklayınız.
|