
Nereden baksanız, bir çoğumuzun ömrü kadar geçmişi olan nükleer enerji maceramız, tam öldü, zaten ölü doğmuş bir fikirdi gömüldü derken tekrar hortladı. Enerji Bakanı Hilmi Güler'in, Ocak ayında Enerji Forumu'nda açıkladığı nükleersiz planlarına üç ay sonra, aniden ve acemice nükleer enerjiyi eklemesi, 'merhum'un yine yabancı ellerin yardımıyla hortlatıldığı yorumlarına yol açtı.
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Fransız gezisinde, 15 milyar dolarlık nükleer ihalemiz var deyip bir Fransız kamu kuruluşu ve dünyanın sayılı nükleer güçlerinden biri olan, adı sık sık plütonyum ticaretiyle de gündeme gelen Areva yetkilileriyle el sıkışması da yine nükleer lobinin kapımızı çaldığına inananların savlarının çok da boş olmadığını gösterdi. Greenpeace, hem Türkiye'de hem de dünyada yıllardır sürdürdüğü nükleer karşıtı mücadeleden edindiği tecrübelere dayanarak bu bildik düşmana karşı Türkiye'yi tekrar uyarıyor: Nükleer lobi tekrar kapımızda, aman kapıyı açmayın, açtırtmayın! Aylardan Ocak, yıllardan 2004. Ayın 28'inde, İstanbul'da her yıl tekrarlanan Enerji Forumu var. Lütfi Kırdar Sergi Sarayı'nda, Hilmi Güler, AKP hükumetinin planlarını anlatıyor. Greenpeace olarak biz de yerimizi almış dinliyoruz. Yenilenebilir enerji kaynaklarının sıkça adı geçiyor, küçük su santrallerinden sözediliyor.
Bu içeriğin tamamını yanlızca oturum açmış üyeler görebilir!
Zaten üye iseniz lütfen oturum açınız.
Üye değilseniz, üye olmak için tıklayınız.
|