|
Gelişmiş ülkeler toprak kirliliğinin yol açacağı sonuçların farkına varmış ve stratejiler geliştirmeye başlamışken Türkiye'de durum pek iç açıcı değil ! Neredeyse tüm büyük endüstri yatırımları ve maden işletmeleri için çevresel etki değerlendirme süreçleri olmadan işletme izinleri veriliyor.
Yaklaşık 780 milyon dekarlık alanının yüzde 30'unda aktif olarak tarım yapılan ülkemizin kuşkusuz en değerli öğesi toprak. Ülkemizde tarım, en önemli ekonomik faaliyetler arasında; dolayısıyla, insanımız da en çok toprakla iç içe. Peki ama, yaşam döngümüzde önemli bir yeri olan toprağa, biz gereken önemi veriyor muyuz?
Ülkemizdeki toprak ve yeraltı suyunun kirlenme hızına bakarsak hayır! Üzülerek söylemek gerekir ki, toprak ve yeraltı suyu, içme ve yüzey suları (denizler, akarsular, göller, vb.) ya da hava gibi göz önünde olmadığından, daha az dikkat çekiyor. Bunun üstüne, sinsi toprak kirleticilerinin toprak ve yeraltı suyundaki hedeflerine ulaşmaları da yüzey suları ve havaya oranla daha yavaş olduğundan, etkileri çok sonra ortaya çıkıyor ve hatta biz fark etmeden hayatımıza giriveriyor.
Tüm sorunların çözümünde olduğu gibi, bu sorunun çözümünde de, önce sorunun kaynağına inmemiz gerekli. Örneğin, toprak ve yeraltı suyu kirliliğine neden olan etkenleri sıralayarak başlayabiliriz. 'Yüzyılın en değerli buluşu' olarak Nobel ödülü almış ancak sonradan üretimi yasaklanmış DDT (dikloro difenol trikloroetan) gibi tarımsal ilaçlar, çeşitli sanayi etkinlikleri, vahşi çöp depoları ve plansız açılmış fosseptikler ilk akla gelenler. Toprakta yol almayı sürdüren kirleticilerin ulaşacağı ikinci adres de, bulunduğu yerlerde, yeraltı suyu.
Yol açtığımız kirlilik, toprağı ve yeraltı suyunu kirletmekle kalmıyor; en sonunda topraktan aldığımız ürünlerle ve evlerimizde kullandığımız yeraltı/kuyu sularıyla bize geri dönüyor!
Topraktan insana:
DDT, HCB (hekzaklorobenzen) gibi tarımsal mücadelede kullanılan bazı ilaçlar (pestisitler), toprağa tu
Bu içeriğin tamamını yanlızca oturum açmış üyeler görebilir!
Zaten üye iseniz lütfen oturum açınız.
Üye değilseniz, üye olmak için tıklayınız.
|